1 .Sofya Teknik  Universitesi - www.tu-sofia.biz

Sofya Teknik Universitesi 1945 yilinda Devlet Teknik Universitesi olarak kurulmusdur. Kuruldugu tarihden itibaren Bulgaristanin en buyuk teknik universitesidir. Kominizm doneminde Avrupanin ilk 20 teknik universiteleri arasinda yer almisdir. Gunumuzdede sayginligini devam ettirmektedir. Fakulte sayisi 10 u bulmaktadir. Ayrica ingilizce, almanca ve fransizca muhendislik fakulteleri vardir. Universitenin ogrenci sayisi 15 000 dir.
Lisans Bölümlerimiz
-Endüstri Mühendisliği (İngilizce)
-Bilgisayar ve Transport Muhendisligi  (ingilizce)
-Mekatronik (ingilizce)
-Bilgisayar Bilimi (ingilizce)
-Genel Makina Yapımı (Almanca)
-Bilgisayar Sistemleri ve Teknolojisi (Almanca)
-Elektrik Mühendisliği (Fransızca)
-Otomatizasyon,Bilgisayar ve İdare Tekniği -Elektroteknik
-Elektrik Enerjisi ve Elektrik Donatımı
-Isı ve Nukleer Enerji
-Isı Tekniği
-Hidrolik ve Pnömatik Teknik
-Tekstil Tekniği ve Teknolojisi
-Makine Yapımı Tekniği ve Teknolojisi
-Makine ve Aygıt Yapımı
-Elektronik
-İletişim Tekniği ve Teknolojisi
-Bilgisayar Sistemleri ve Teknolojisi
-Taşımacılık Tekniği ve Teknolojisi
-Havacılık Tekniği ve Teknolojisi
-Ulaşım Teknolojisi ve İdaresi
-Endüstri İdaresi
-Mühendislik Dizaynı
-Uygulamalı Matematik
-Kamu İdaresi
-Ekonomi İdaresi
-Bilgisayar Projeleme Mühendisliği ve Makina Yapımı Teknolojisi
-Mekatronik

No

Bölümler

Hazırlık

Lisans

Yükseklisans

Doktora

1

Bulgarca Eğitim Verilen Tüm Bölümler

2500

3000

3000

3500

2

Yabancı Dilde Eğitim Verilen Tüm Bölümler

2500

3000

3000

3500

Bulgaristanda üniversite öğrenci kurulunda olan ilk ve tek Türk
Röportaj Gazetegenc 02.04.2009
Bu, genç yaşına rağmen insanın içini ısıtan bir başarı hikayesi…Bu Trabzon’nun bir köyünden çıkan, 4 kardeşin arasından sıyrılan, İstanbul Bayrampaşada liseyi bitiren, ailesinin verdiği fırsatla Bulgaristana gidip mühendislik okuyan, Sofya’daki zorlu yaşam koşullarıyla mücadele haraketi başlatan ve sonunda istediği başarıya ulaşan bir Türk’ün,
Yurtdışında bir üniversitede temsilci olan ilk ve tek Türk’ün,
Bulgaristan’da Sofya Teknik Üniversitesi İngilizce Mühendislik Fakultesi Başkanı olan Serdar KIZILDAĞ’ın hikayesi…

Fotoğraflar: Erkan MUTLU

1987’de Trabzon’nun Araklı ilçesinin Pervane köyünde doğdu.
4 kardeşlerdi, ama babası eğitimin önemini her ne pahasına olursa olsun çocuklarını okutmayı kafasına koymuştu.
İlköğretimi Sultangazi FeyziKutluKalkancı ilköğretim okulunda tamamladı. .
Sonra sonra bölgenin seçkin eğitim yuvası Bayrampaşa Tuna Lisesi’ne gitti. Sınıfları 50 kişiydi. Ama o, 50 kişilik sınıfta öğretmenlerinin ve çevresindekilerin dikkatini liederlik yönüyle çekiyordu.Lisede öğrenci kurulunda görevler yaptıktan sonra idealleri için yurtdışında hem ekonomik hemde ülkesinden fazla uzakta kalmayacak şekilde araştrmalara başladı.İlk anda Azerbaycan kulağa hoş geliyordu ama o kafasına batı eğitimiyle tanışmayı çoktan koymuştu sırf bu yüzden Avrupa’nın Endüstri Mühendisliği için denklik verdiği Bulgaristan da okumaya karar verdi.
Tek bir sorun vardı. Çok az İngilizce biliyordu.
Ama yine de gitti.
Sonrasını onun ağzından dinleyelim.

Bulgaristan’a gittiniz. Otogarda indiniz. Elinizde bavul. Sonra ne oldu?

Ben klasik bir lisede nasıl İngilizce öğretilirse o kadar biliyordum. Hatta otogar’da inip taksiye bindiğimde pratik İngilizcem olmadığı için adresi anlatamadım, yazmak zorunda kaldım. Ondan sonra dil merkezinde 8 ay İngilizce öğrendim. Öğrendim derken artık 8 ayda ne öğrenilirse öyle öğrendim. Orada mühendis fakültesine girmek için bir sene hazırlık okuyorsunuz. Dil okulunda bir sene hazırlık okudum. Sonra Mühendislik okumaya karar verdim.

Yurtlarda mı kaldınız?

Evet ama yurtlar bizim anladığımız üniversite yurtlarından farklıydı. 3-4 kişilik odalar.

Hücre gibi?

Evet hücre gibiydi.Gün geçtikçe sartlar iyileştirildi. İki Türk arkadaşdık. Ama bu tabi yararlı oldu benim için. İngilizce konuşmak açısından.

Hiç Türkiye’ye gelmediniz mi?

3 ay gelmedim. Mühendislik okumaya karar verdiğimde ailem çok mutlu olmuştu. Çünkü mühendislik için bir de yabancı dil öğrenmek şarttı, Bulgarca ana dil sayıldığı için. O yüzden tatilerde de Bulgar arkadaşlara gidip pratik yapıyordum.

Peki öğrenci kurulu görevlisi olmaya nasıl karar verdiniz?

Aynı sınıfta okuduğum arkadaşım önce araştırmış.Yabancılar için özel statü gerekiyormuş çünkü ilk başvurumuzda bizden önceki yönetim bize yabancı öğrencilerin bu kurula seçilemeyeceğini söylemişlerdi.Yaklaşık 10 gün bu konuyu araştırdık ve bir mevzuat açığı bulduk ve adaylığımız kabul edildi.Kabul edildikten sonra ilk turda yeterli oyu alamadık. Şu anda öğrenci olduğum Sofya Teknik Üniversitesi’nde öğrenci arkadaşlarımla Türkiyeden gelen öğrenciler için şartları nasıl iyileştiririz diye gece gündüz çalıştım. Çünkü kominizmin etkisini üzerinden atamayan Bulgaristan’da yabancılara hala farklı bir gözle bakılıyordu.Avrupa Birliğine girdikten sonra çeşitli kanunlar çıkardılar, ondan sonra bizim önümüz açıldı.2007’de kısa ismi TUBUSTAS olan Türk-Bulgar öğrenci derneğini zor şartlarda kurduk.İlk genel kurulda başkan yardımcılığına seçildim.2007’den 2008’a kadar aktif görevler yaptım hiç durmadan . 2008’de üniversite öğrenci kuruluna seçildim, ondan sonrası çorap söküğü gibi geldi. Bir sene sonra Öğrenci Birliğinde fakulte kuruluna seçilmiş arkadaşlarımın tamamının oyuyla Öğrenci Birliğinde Fakultemiz adına yetkiyi ozaman aldım Fakulte kurulunda birçok hocamızla bilimsel çalışmalarda gözlemci olarak yer aldım.Sofya Teknik Üniversitesi’nin yetkili organlarıyla demokrasi içinde çalışmayı ekibimizle başlattık.

Birçok kültürel faliyetlerde bulunduk bunların en dikkat çekeni ise ortak kültürümüz olan Aşure’yi Bulgarlara tanıtmaya çalıştık Üniversitemizde Aşure günü düzenleyerek öğretim görevlilerine Bulgar öğrencilerle beraber Aşure’yi anlatmaya çalıştık.Üniversitemizde yurt imkanlarını iyileştirmek için önergeler hazırladık ve rektörlük üzerine baskı kurarak çok şükür çalışmaların meyvesini gördük.

Yeter oy kaç?

71

Siz kaç oy aldınız?

140 geçer oy verildi. Ben 84 oy aldım. İkinci turda seçildim.

Seçilerek göreve mi gelmek daha doğru, atanarak mı sizce?

Seçilmişliğin gücü daha fazla. Çünkü hiçbir makam bağlı değilsiniz. Serbestliğiniz var.

Kimseye hesap vermiyorsunuz yani?

Hesap vermiyorsun diye birşey yok. Kanuna uygun iş yapıyor musun yapmıyor musun o noktada hesap veriyorsun. Gelirlerin giderlerin kanuna uygun mu. Hesaplarımızı kontrol eden kurumlar var. Onun dışında Yüksek Öğrenim Kurumu gibi, onun yetkileriyle donanmış bir kurum yok.

Bulgaristan’da öğrenci kurulunda olmakla Türkiye’de öğrenci kurulunda olmak arasında fark var mı?

Elbette öncelikle yabancı olduğum için üzerimde bir temsiliyet baskısı var ülkemi insanımı kültürümü en iyi şekilde temsil etmek biz yurtdışındakilerin boynunun borcu.Yaptığımız çalışmalarda grup olarak tebrikten çok eleştiri bekliyoruz bu bizi üzmüyor aksine eksiklerimizi görmemizde ve düzeltmemizde katalizör görevi yapıyor ve bizi daha birbirimize kenetliyor.Bazı konularda kendimizinde göremeyeceği yanlışlar muhakkak oluyordur sonuçta hata yapmamak bir tek Allah’a mahsutur.Biz en az hatayla yanlışlarımızın farkında olmaya çalışıyoruz.
Bunu nasıl kontrol edeceksiniz?

Orada rektör görevli . Hemen müdahale edecek.

Gruplaşmadan kasıt ne?

Başkalarını rahatsız etmeyecek. Taciz etmeyecek. Kimseyi etki altında bırakmaya çalışmayacak.

Ama toplumlararası karşılaştırmayı iyi yapmak lazım. Çünkü benim fakultemde 18oo öğrenci arasında belki 800 yabancı öğrencim var.
Madem bireysel özgürlükleri artıracaksınız o zaman herkes için bireysel özgürlüklari artıracaksınız. Başka inanç taşıyanların da bireysel özgürlüklerini artıracaksınız.

Şunu iyice belirtmek gerekiyor.Öğrenci sadece başarısıyla sınıflandırılmalı Belki de bunun altını üç kere çizmek gerekiyor. Kamu hizmeti veren, devletten maaş alan Türkiye yada Yunanistan hiç önemli olmamalı öğrencinin nereli olduğu…Ama her öğrenci eşit haklara sahip olmalıdır.

Türkiye en çok beyin göçü veren ülkelerden biri. Türkiye’den göçmüş bir beyin olarak siz bunu neye bağlıyorsunuz?

Daha önce de Çin’den Uzakdoğu’dan ABD’ye özellikle teknik anlamda çok beyin göçü olmuştu. Ama ne oldu, Çin’in ekonomisi cazip hale gelince o kalifiye beyin göçü yavaş yavaş ülkesine döndü ve Çin’in gelişimini daha da hızlandırdı. Türkiye için de durum öyle olursa tersine beyin göçü başlayabilir.

Siz gelir misiniz?

Ben gelirim tabi

Başbakan geçen hafta beyin göçünün nedenini üniversitelerde ozgur egitimin onundeki engellere bağladı, serbeslikt ve ozgurluklerden sonra beyin göçü duracak dedi. Doğru mu sizce?

Bu tür konular ülkemizde uzun zamandır iç siyaset konusu olmuştur biz öğrenciler olarak özgürlüklerden yanayız fakat siyasi konularıda o işin ehline bırakmak en doğrusu Türkiyede bu yasaklar olmasaydı belkide dünyanın her yerinde ülkemizi temsil eden öğrencilerimiz olmayacaktı biz bardağın dolu tarafına bakmalıyız bunun için Bulgaristan da okumayı düşünen, üniversiteler hakkında bilgi almak ve yasal prosedürde profesyonel destek isteyen arkadaşlarımızın talepleri doğrultusunda profesyonel bir ekip oluşturduk EGİTİMBG çatısı altında danışmanlık hizmetleri yürütmeye bu yılda devam etme kararı aldık.

Aday arkadaşlarımızın www.egitimbg.com internet adresinden detaylı bilgiye ulaşabilmeleri için tüm üniversitelerimizi kapsayan blgileri güncelledik ve kendi üniversitemiz içinde www.tu-sofia.biz hizmete sunduk.